Arkadaşlar oyunu açıyoruz ve start diyoruz.Karşımıza gelen ekranda en alttakini seçiyoruz. Link Görüntüleyemezsiniz Üye Olmanız Gerekiyor ?
Sonra karşımıza gelen ekranda takım seçimi yapıyoruz.Yanlız takımlar gruplara ayrılmış durumda.Toplam
4 grup var.Oyunda ilerledikçe yeni takımlar açılıyor.En sonunda bitirince de yıldızlar karmasına ulaşılıyor.
Bu gruplar içinde gezmek için imleci şekildeki yere getiriyoruz. Link Görüntüleyemezsiniz Üye Olmanız Gerekiyor ?
Not:Ortadaki yerden -starta bastıktan sonraki- maç listesine ulaşılıyor ve geldiğimiz en son yere
kadar bitirdiğimiz maçları tekrar oynayabiliyoruz.Ama takım seçemiyoruz ne yazıkki.
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................
heh zamanında can abiyle oynamaya çalışmıştık deli etmiştim ikimizdede farklı yerlerde gösteriyo oyuncu seç diyo bana oysaki ben daha oyuncu seçmeye gelmedim :D:D
paylaşım için saol
Captain Tsubasa segacd'nin english hackli olan versiyonunu inderebileceğim bir link verebilir misiniz arkadaşlar? Rom-world'de bulmuştum üyeydim de ama indiremedim elinde olan bir arkadaş paylaşırsa sevinirim teşekküreler...
Captain Tsubasa segacd'nin english hackli olan versiyonunu inderebileceğim bir link verebilir misiniz arkadaşlar? Rom-world'de bulmuştum üyeydim de ama indiremedim elinde olan bir arkadaş paylaşırsa sevinirim teşekküreler...
SANA Belirttiğim gibi geldim askerden bi kac gün icinde ins
__________________
YANLIŞ OLDUĞUNU
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................
bilgisayar ben gittiğim 5-6 ay arasında göçmüş. nasıl bulcam bilmiyorum arastırıyorum
__________________
YANLIŞ OLDUĞUNU
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................