NASA'nın resimlerini gözden geçiren araştırma grubumuz birden inanılmaz bir gerçekle karşılaştı! Evet aydaki bir taşın üstüne Türk Bayrağı kazılıydı! Bu nasıl olabilirdi ve o taş oraya nasıl gelmişti?
Bu konuda çok çeşitli teorilerle karşılaştık, bunlardan bazıları şunlar.
-Zamanda yolcuğu ilk olarak bir Türk keşfedecek ve o taşı oraya bir mesaj olarak bırakacaktır.
-O taş bir doğal afet sonucu Dünyadan aya fırlamış olabilir.
-Türkler çok güçlü olduğu için birisi onu oraya atmış olabilir.
-Bu bir göz yanılsamasıdır.
-Uzayda Türk bazlı bir ırk yaşamaktadır.
-İnsanoğlu henüz bu sırrı çözebilecek kapasitede değildir...
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................
ben attım oraya o taşı.
Allahım ya.öyle bi taşın olduğundan bile şüpheliyim günümüzde artık bunları bilgisayar ortamında yapmak çok kolay. bütün ülkeler böyle şeyler yapıyodur bu da bizimkilerin işte.ayrıca zamanda yolculuk teorisi arog taki olaya benziyor izleyenler hatırlar.
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................
ben attım oraya o taşı.
Allahım ya.öyle bi taşın olduğundan bile şüpheliyim günümüzde artık bunları bilgisayar ortamında yapmak çok kolay. bütün ülkeler böyle şeyler yapıyodur bu da bizimkilerin işte.ayrıca zamanda yolculuk teorisi arog taki olaya benziyor izleyenler hatırlar.
süper cevap kutluyorum dostum karnıma yeniden ağrılar girdi