Hiena ve YaşarumitEfsane Hacker’i görmüş ve ona ulaşmışlardır. Jack Kerr,Blackbird,Kaiser’i ararken birbirlerini tekrar bulmuşlardır. Efsane Hacker aşırı baygın ve bitkin durumdadır. Bunu gören Heina ilk olarak omuz çantasından su vererek Efsane Hacker’i kendine getirmeye çalıştı.Yaşarumit ise bir hayli yorulmuştu. Efsane Hacker’i görmenin mutluluğu ve ayrıca onun bu haline üzülmeden dolayı kendini cok kötü hissediyordu. Efsane Hacker kendini geldikten sonra Heina : -Sonunda kendine geldin E.Hacker. Nasılsın ? kendini iyi hissediyormusun? -Canavar gibiyim abi, kendimi bir okla 5 adam vuracakmış gibi hissediyorum. Yaşarumit : Oh Oh maşallah. Helal olsun. Şuna bak yaw. Hiçbir şey olmamış. Dana gibi maşallah. Efsane Hacker : He öylemiyim yaw. Walla dana dedinde olsada yesek falan Yaşarumit: Mangal falan içerde var alıp gelelim istersen? Heina : Bi de rakı balık açalım yanına ne güzel olur dimi? !!! Saçmalamayı bırakalım. Biran evvel toparlanalım. Söyle bakalım E.Hacker kimlere ulaşabildin? Yada ulaşabildin mi kimseye? E.Hacker : walla bizimkilerden birtek blackbird’le konuşabildim telefonda. Nasıl oldu bende bilmiyorum. Ha bide kapının arkasında sinan 1984’ün cesedi var. Yaşarumit: İyi de orda kimse yok ki? E.Hacker : Nasıl kimse yok yahu? Gördüm orada? Heina: La olum sen evde ne tarz filmler izliyorsun? İyi kafa yapıyor herhalde(tebessüm ederek) E.Hacker : (Şaşkınlıkla) Üstadım oradaydı Yemin ediyorum. Yatıyordu.Nabzını falan kontol ettim. Oradaydı. Heina: Burada ne tarz bişeyler dönüyor gerçekten merak ediyorum. Yaşarumit: Abi şimdi ne yapacağız? Heina : Bilmiyorum E.Hacker : Abi ben buraya girdiğimde ışıklar söndü. Ama tahmince buranın krokisine baktığımda tam altımızda elektirik tesisatı var. Oraya ulaşabilirsek biliyorsun ben bu işlerden anlarım. Afrika’da eğitimini almıştım. Elektriği geri getirebilirim. Yaşarumit: Vayy Afrika’da ! Güzel yere gitmissin. Güzel kızlar varmıydı? E.Hacker : oo sen ne diyosun ya. varya şimdi şöyle oluyor ee …( heina lafı keserek) -Ya gençler sonra bu işlere bakarız. Tamam anladık gencsiniz güzelsiniz. Ama şimdi olmaz. Hadi biran evvel aşağıya inmenin yollarını arayalım. Zaten ışığımız yok. Artık hissederek gitmeye calısağız. Ama sanırım bu bina da jenaratör var. Yalnız her tarafta yok. İnsallah denk geliriz. E.Hacker-Yaşarumit : Tamam abi hazırız. Görev başlasın!
3’lü beraber elektirik tesisatını aramaya koyuldu. Acaba bulabilecekler mi? Bulurlarsa onları orada bekleyen bir tehlike var mı? Yoksa elektiriği bulmaları, yani geri getirmeleri onların hayatta kalabilmeleri için bir şanş mı olacak? (06,17-09,26) Jack Kerr ve Kaiser akıbetlerini bilmedikleri yoldan devam etmektedirler.
Jack Kerr:schneider_sergeni bulayı varya bu sefer ona banların kralını atıcam. Sonra çöp kutusunu atıcam. Kaiser : Abi sakin ol. Jack Kerr: Olamıyorum ya. Ben köyümü özledim Kaiser: abi köy? Jack kerr: köy işte. İnekler möler falan Kaiser: iyide simdi ne alaka abi? Jack Kerr: Ne bilim olum. Özledim işte. Kaiser: Bende kaplumbağalarımı özledim Jack Kerr: Kaplumbağamı? Biz operasyondayız. Sen git onları özle. Ay Allah’ım ! Kaiser: iyi de abi sende köy dedin. Bende özlemek diyince onlar geldi aklıma. Nolmuş yani. Jack Kerr: Söz bu iş bitsin sana votka aççam Kaiser: Abi günah bosver. Jack Kerr: Yok yok sen hakettin günahı. Kaiser: abi tamam. Biz mevzuya dönsek Jack kerr: Dönelim. Döndüm ama şimdi önce Blackbird’i bulmamız lazim. Ayrıca o lanet schneider_sergeni de bulmamız lazim. İllaki bişeyler biliyordur çakal. Birde merkeze haber gönderebilsek güzel olacak. Cekmiyor dimi hala? Kaiser: yok abi cekmiyor. Heina ve digerleri gelirdi iyi olurdu. Aniden Jack Kerr bağırır: Jack Kerr: - Dikkat et kaiser bu bir hacked virüsü! Kaiser: Nerde abi göremiyorum Jack Kerr: Tavan da.. Gördün mü yapışık..! Kaiser: Vayy be adamlara bak. tavanda yapmışlar. Helal olsun be! Jack Kerr: Burada dikkatli olmalıyız. Bu benim uzmanlık alanım değil. Bu işi Efsane Hacker halleder.Keşke burada olsaydı..(!) Bu virüsü anladığım kadarıyla Xh16 Denilen bir sistemle yapıyorlar. Silahına sakın davranma. Ateş ettikten sonra başımıza bir şey gelebilir. Çok dikkatli geçmeliyiz. Kaiser: Tamam abi. Jack Kerr ve Kaiser Bu zorlu yoldan gecmek için uğraşa başlamışlardır. (07,18-09-43) HeroyVetsubasa_can Ericponti Yaşarumitten kalan adrese ulaşmışlardır. 3’lü binaya girememektedir. Çünkü bina Jack Kerr Kaiser ve Blackbird’den sonra kapanmıştır. Hiena Yaşarumit ve Efsane Hacker ise farklı bir yoldan giriş yapmışlardır. Fakat onlarında girdikleri yerler kapatılmıştır. Çünkü amaç herkesi farklı yerden içeri çekmektir. Ve bu üçlü içinde ayrı bir giriş yeri açık bırakılmıştır. 3’lü bu giriş yerini keşfetmek için tartışmaya başlamıştır.
(09,01- 09,43)
Hiena:Efsane Hacker dostum benim daha ne kadar yüreyeceğiz. Tam altımızda dedin, anasını satayım lağımcı ocağı gibi olduk yahu. Efsane Hacker: Dayan abi geldik geleceğizz..Hop geldik işte neredeyse.. Dayan.! Bu arada karşıdan bir silah sesi patlar. Herkes aniden yere yatmıştır. Fakat yaşarumit bağırmaktadır. Çünkü vurulmuştur. Hiena kurşunun nerden geldiğini göremeden karşısındaki boşluğa ateş etmiştir. Yaklaşık yarım saniye kadar süren çatışmadan sonra Hiena Yaşarumit’in yanına gelerek : ( telaşlıca) -Dostum nasılsın iyimisin YaşarumiT! -Omzumdan vuruldum. Çok acıyor. Kolumu hissetmiyorum. Efsane Hacker: ben bi bakayım bir saniye… ( efsane hacker bakar ve) – bu kursun Xh15 Serisi virüsünü kapsıyor. Xh16 ‘nın bir alt versiyonu. Bir süre sonra kolunu hissetmeyebilirsin. Ve sonrada bu vücuduna yayılabilir. Bu durumda hicbir organını hissetmeyebilirsin! Hiena: Yapabilceğimiz bir şey yok mu? E.Hacker: Sanal bir bellek yaratmamız gerek. Yaratacağımız sanal belleğin içine bu virüse karşı iyi gelen kodları eklememiz lazım. Ama bunun icin calısmamız gerek. Yaklaşık 3-4 saatimizi alacaktır. Belkide daha fazla.. bu süre içinde yaşarumit cogu organını hisssetmeyecek.. Eger tüm organlara yayılırsa ölür. Bizim tedavi için yapacagımız bellekte işe yaramaz. Her tarafa yayılmadan yapmamız lazım. Hiena: O zaman şimdi ilk bilgisayar bulmamız gerekecek! E.Hacker: evet. Hiena: Elektirikte lazım! Off E.Hacker : Abi bence siz gidin elektirik yerine bakın dicem ama siz o konudan anlarmısınız iyi? Hiena: Ben onun eğitimini Malta adasında sürgün yıllarımda almıştım. E.Hacker: Niye sürüldün abi ya? Hiena..( derin iç çekerek ) aşk acısı … neyse ben o zaman gidip elektiriği getirmeye gideyim. Burdan böyle gidip… ( e.hacker tarif eder..).. tamam anladım. Sen ne yapacaksın peki? E.Hacker: Bir pc bulacağım.Buralarda var elbette. Ama virüssüz olması lazim. Virüs varsa önce temizlemem gerekecek. Yaşarumit: ben burda dayanırım. Siz rahat olun. E.Hacker- Hiena: Tamam dostum. Merak etme herşey düzelecek!
3’lünün yolları yine ayrılmıştır. Yaşarumit hayatta kalacak mı? Hiena elektiği geri getirebilcek mi? …. Ayrıca E.Hacker’in bina girişinde gördüğü ve arkadaşlarını açıkladığı kişi gerçekte kim? E.Hacker yalanmı söyledi?.. Tüm bunların cevabı 8.Temmuz Gecesi …. to be continue
__________________
YANLIŞ OLDUĞUNU
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................
BÖLÜM HAKKINDA YORUMLARINIZI, GÖRÜŞLERİNİZİ, BİR SONRAKİ BÖLÜM TAHMİNLERİNİZİ BU BASLIK ALTINDAN BELİRTEBİLİRSİNİZ.
AYRICA bölüm için 10 üzerinden puan istiyorum değerlendirme.. cevabınızda yazmanız yeterlidir.
__________________
YANLIŞ OLDUĞUNU
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................
sen o maskenin ardındaki kişinin kim oldugunun hesabını ver bence önce olum :D
__________________
YANLIŞ OLDUĞUNU
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................
:D :D umarım tedavi için gerekli mühümmatı elde edersin
__________________
YANLIŞ OLDUĞUNU
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................
ooo görüşlerin ve yorumların için tesekkür ederim.begendim walla e.hacker ne yapacak, hüsrana ugratacak mı bizlere? yaşarumit hakkın rahmetine kavusacak mı acep
__________________
YANLIŞ OLDUĞUNU
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................
Herkese ilgisinden ve taktirlerinden dolayı öncelikle teşekkür ederim. Flasdiskimi ele gecirirsem yeni bölümleri koyacağım. bir arkadasıma ödünç vermiştim hala gelmedi. zamanında koymak bir türlü nasip olmuyor siteye. hep geecikmeli geliyor. bunun için gercekten üzgünüm. tatlı eleştiriye gelince sayısalcı olmama ragmen walla hep bi roman yazmak istemişimdir ilgi alanımdadır aslında. bu ve bunun gibi bazı bölümlerde bahsettiğin gibi göz önüne canlılık olayı farklılaşabiliyor. bölümler arası değişkenlik gösterebiliyor. bakalım süprizlerle devam edeceğiz. desteğinizi ve yorumlarını esirgemeyin :) bu aralar yogunum işler felaket selamlar herkese
__________________
YANLIŞ OLDUĞUNU
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................