; Klavyenin altına saklanmış bir yazı ve aynen şunlar yazıyodur...
Sizi Gidi Mahluklar.Ben Sizin gibilerini cok iyi tanırım.Bizi tutuklamak ve sonra cezalandırmak..Hic Testere Filmini izledinizmi? yada onun gerçeğe dönüştüğünü? Ben Olsam girdiğim yerden cıkmanın hesaplarını yapardım şimdiden....
O da ne???
Jack Kerryazıyı okuyup bitirdiği anda tüm kapılar içe doğru kapanır.Ayrıca Aynı anda elektirikler söner...Işıklar kapanır.
Kaiser hemen cep telefonuna yönelir Yaşarumit'e ulaşmak icin ama tel de cekmez olur...
Ve Şimdi Bu 3'lü zor durumdadır...
to be continue
__________________
YANLIŞ OLDUĞUNU
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................
Ulan dargınım işte sana
Zaten kırık döküktü herşey
Birde acı biberi oldu bu dargınlık
Bakışlarında yokluk
Gülüşlerinde sessiz bir elveda…
Şimdi , şimdi demişken ;
Yıllar.. hani o yıllar…
Sana bana bize neler katmıştı.?
Sorular hep kudurur içimde
Yanıt veren yok
Şiirler sadece şiir oldukları için var.
Peki ya sorular….?
Yalan olduğuna inandırdım kendimi
Herşeyi olduğu gibi kabullendim
Neydi ben deki bu değişim ?
İnan, inan ki hangi soruyu sorsan,
Hangi tümleci koysan özne yerine,
Yine yanıtsız , yine kelamsız…
Bardak bardak- oluk oluk akıyor birşeyler…
Yalnızca yıllarmıydı bizden geçen,
Yoksa acı tatlı hatıralar mı…?
Hiç plaktan müzik dinledin mi dargınım?
Ben dinledim… Bom boş bakışlarda dinledim hemde…
Her dinleyişte birşeyler ürperdi benliğimde…
Tek bir cevap için ne kadar çabalasamda…
Geç kalıyorum her zaman yarına..
Şehrin kuru gürültüsünden bir ‘’hav’’ duyar gibi
İstanbul’un karanlığında kendimi hırpalar gibi
Gecenin suküt etmesini beklerken,
Sonu olan yine ben oluyorum…
Bana bir kez sorsaydın eğer,
Kızgın bir bakışta yeterdi konuşmam için
Yada bir güvercin, yada yada yada…
Ama bilki ;
Bil ki söylerdim …
Herşeyin, ama tüm herşeyin;
Anın, zamanın, günün , tarihin, saatin, yılın, beklemenin, ağlamanın, gülmenin… ve belkide öksürmenin… ......................